Beden Eğitimi Ve Eğitim Portalı
  Kendine Güven
 

 

                  KENDİNE GÜVEN



Kişinin her şeyden önce kendisine güvenmesi gerekmektedir. Çiçero kekeme olduğu halde, ağzına çakıl taşları doldurarak sahil boyunca dolaşıp, denize karşı bitmez tükenmez nutuk egzersizleri yapmış ve sonunda tüm zamanların en iyi hatiplerinden biri olmayı başarmıştır.
Ünlü  Fransız  romancı Balzac, ilk edebi ürünlerini bir dostu aracılığıyla, devrin önde gelen yazarlarından birine takdim ederek düşüncelerini öğrenmek istiyor. Yazar okumasını bitirdikten sonra üzgün, ümitsiz, acıyan ama içten bir edayla “Azizim,” diyor, “siz her işle meşgul olabilir, şansınızı her alanda deneyebilirsiniz. Ancak  edebiyatla boşuna uğraşıp zaman kaybetmeyin.
Sonra neler olduğunu, Balzac‘ın, edebiyatın hangi doruklarına tırmandığını bilenler bilir. Özellikle de Goriot Baba‘yı okuyanlar.
Plautus‘da “Bilge kendi mutluluğunun ustasıdır.” demiştir. ”Bütün umudum kendimde” diyen Terentlus da aynı kervana katılıyor. Suyun sabrının mermeri erittiğini de gözden ırak etmemek gerekmektedir
“Zor kapıdan girince öküz bacadan çıkar.” demiş atalarımız. Umutsuzluk ve karamsarlık uzunca bir tatile çıkmalı, hatta emekli bile olmalıdır. İçinizdeki aslanı uyandırın bakalım. Thomas Edison der ki:“Dehanın % 99‘u ter %1‘i ilhamdır.
Birisi sizi ders çalışmaya zorlayabilir; ama o dersi çalışmak istemeye kesinlikle zorlayamaz. İstemek için gereken arzu  içinizden gelir ve motivasyon da içten zevk almamızı sağlayan, içten gelen en büyük güçtür. Kendini iyi hissetme ve verimlilik birbiriyle sıkı sıkıyla ilişkilidir. Şimdi kendimize söz vermeye hazır mıyız? Hedeflerimizi saptayıp, bunlara varmak için kendimizi adamaya hazır mıyız? Yoksa kendimizi sıkıntı içinde saate bakıp söylenirken mi  bulacağız?Rıchard Bach’ ın Martı adlı romanından özet olarak alınan aşağıdaki cümlelere bir göz atalım:     Martıların çoğu, karınlarını doyurmak için gerekli olandan fazlasını öğrenmeye çabalamazlar. Uçuşun tek anlamı vardır onlar için: yiyeceğe ulaşıp kıyıya dönmek. Onların amacı uçuş değil, karın doyurmaktır. Ama martı Jonathan Livingston için önemli olan yemek değil, uçmaktı. O, her şeyin ötesinde uçmaya gönül vermişti. “Öğrenmem gereken öyle çok şey var ki...” Martı Jonathan öğrendiklerine her gün yeni şeyler ekliyordu.Yüce bir yaşamın amacını, anlamını görüp onun peşinden koşan bir martıdan daha sorumlu biri var mıdır? Binlerce yıldan beri artık balık kafaların peşinde sürüklendik. Oysa şimdi, yaşamak için başka bir amacımız var: ”Öğrenmek, yeniliklere kucak açmak, özgür olmak. Bir şans tanıyın bana; bulduklarımı, öğrendiklerimi sizlerle paylaşayım.”        “Martı Jonathan; korku, bezginlik ve hırsın bir martının yaşamını kısaltan etkenler olduğunu çoktan öğrenmişti. Obunlardan arınmıştı ve uzun, güzel bir yaşam sürüyordu.”

    “Bir şeyler öğrenmezsek, gelecekteki dünyamız da şimdikinin bir eşi olur. Hep durağan, sınırlı, tek düze bir yaşam; kurşun ağırlığındaki o anlamsız sorumluluklar... hep aynı.”


“Düşündüğün bir amaca hızla ulaşa-bilmek için, daha şimdiden oraya ulaştı-ğına inandırmalısın kendini. Ne istediği-ni bildiğin sürece başarırsın. Başardık-tan sonra da elde ettiklerini kullanmalısın.” Öğrenmekten, öğrendiklerini uygu-lamaktan vazgeçmemeli, yaşamın o gö-rünmeyen yetkinliğini sabırla, bilinçle anlamaya çalışmalıyız. Sevgi üzerinde çalışmaya devam etmeliyiz.
“En yüksekten uçan martı, en uzağı görendir.”

Aynı yazarın “Mavi Tüy” adlı roma-nından özet olarak alınan aşağıdaki cüm-lelere de bir göz atalım: 
“Hepimizin içinde bizi hem sağlığa, hem hastalığa hem zenginliğe, hem yoksulluğa, hem özgürlüğe hem köleliğe sevk edecek güç vardır eşit olarak. Bun-ları kontrol  eden biziz başkası değil






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:

 
  Bugün 53 ziyaretçi (94 klik) kişi burdaydı!  
 

Sitetistik